Bu Blogda Ara

2 Şubat 2010 Salı

Eser Tümen'in Ardından...

Geçen hafta bugün, çok yakın bir aile dostumuzu, ailesi ile birlikte yurt dışında tatildeyken geçirdiği bir kalp krizi sonucu kaybettik. Hem ailemiz ve sevenleri, hem de ülkemiz için büyük ve ani bir kayıp oldu Eser Tümen'in gidişi. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun...

Yaşadığı her kayıpta hayatı sorgulayan, her tanıdık cenazesinden sonra da kendince dersler çıkaran ruh halimle, Eser amcanın kaybı beni tekrar bu yüzleşmelerin içine itti. Kendisini anne ve babamın anlattıkları gençlik hikayelerinden yakınen tanımama rağmen,  fiilen tanışmam, lise yıllarımın başında,  Caddebostan'daki Köşk'üne ailecek gittiğimiz akşam yemeğinde olmuştu. O zamanlardan aklımda kalan, böylesi bir servete rağmen mütevaziliğin, içtenliğin, sıcaklığın ve gerçek samimiyetin insanı nasıl özel hissettirdiği duygusuydu. Bir de hayatımda sadece büyük barlarda gördüğüm bir amerikan bar ve dev ekran televizyon aklımda kalmış:) Sonrasında bizimkilerle her İstanbul'a gidişimizde evinde veya işinde ziyaret ettiğimiz, hep samimiyeti ve içtenliği ile hatırladığım bir insan oldu Eser Tümen.

Üniversite'yi bitirdiğimde, kıt kanaat ingilizcemin yetmeyeceğini anlayınca, yurt dışında İngilizce kursuna gitmeye karar verdiğmde, akıl danıştığımız insan yine Eser Tümen olmuştu. Bana "kaç ay kalmak istiyorsun İngiltere'de" diye sorduğunda "6 ay yeter" amca demiştim. Ne biliyorsam artık:) "Oğlum 6 ayda en fazla Upper Intermediate olursun, yeter mi sana" dediğinde, ben ne demek istediğini anlamamıştım. Sanki yurt dışında elinde sihirli değneği olan birileri var, gider gitmez ingilizce öğreneceksin sanan biriymişim ben. Bunu da Cambridge'de geçirdiğim günlerde falzasıyla öğrendim ve Eser amcanın dediği gibi Upper düzeyde geri döndüm... Tabiki yetersizmiş ama benim profesyonel hayata atılmamda yetti. O kadar:)

Yurtdışı dönüşü, Eser amca, "Oğlum nasıl bir iş istiyorsun, gelecekten beklentin ne, düşündün mü? Maksat para kazanmak olmamalı, senin gibi adam zaten para kazanır ama 10 - 15 yıl sonra geri dönüp baktığında kendine bir şey katamadığın bir işte çalışsan nolur çalışmasan nolur" dediğinde afallayıp kaldığımı hatırlıyorum. O zamanki aklıyla, üniversiteyi bitirmeyi hedef koymuş, askerliğini aradan çıkarmış, artık kendi ayakları üzerinde durup para kazanması gerektiği beklenilen bir insan için bu soru biraz fazla gelmişti. Cevap da veremedim zaten:)

Tüm bu anlattıklarımı neden anlattım biliyormusunuz? Geniş ufuklu, gelecek öngörüsü yüksek, attığı adımları bir sonrasını da hesap ederek atabilmenin ne denli önemli olduğunu, belki de hiç farkında olmadan ben bu süreçlerde öğrendim. Eser amca, belki de hiç farkında olmadan benim bakış açımda bu yönde emeği olan bir insan oldu.

Vefatının ardından, basında çıkan bir çok haberde ve bazı  köşe yazarlarının onun hakkındaki görüşlerini okuduğumda, bir kez daha farkına vardım ki, benim gibi niceleri varmış hayatında doğrudan veya dolaylı etkilediği. Kalite'nin insan hayatında ne denli önemli olduğunu, başarılı olmanın çok para kazanmak değil, paylaşımcı olmak, aile babası olmak, dost olmak, insanlar için gerçek değer olabilmek olduğunu anladım birkez daha.

Her ölüm erken ölüm ancak, Eser Tümen'inki  hayatındaki herkes için gerçekten erken bir ölüm bence...

Ruhun şad olsun, yattığın yer ışık olsun Eser amcacım, Allah bizlere de senin gibi bir değer olarak bu dünyadan göçmeyi nasip etsin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder