Bu Blogda Ara

30 Aralık 2009 Çarşamba

Bizde Türk açılımı istiyoruz arkadaş...


Güneydoğuda herif 30 çocuk sahibi olacak...


Sonrada bu çocuklarını terörist sempatizanı yapacak...

Çalışmayıp yan gelip yatacak...

Benim maaşımdan veya küçük esnaftan %30 vergi alacaksın...

SSK primim bir emekli maaşı kadar olacak...

Ben bu herifin kürt bebelerine büyüyünce, Askerime Polisime kurşun sıksın diye mi bakacağım...

TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...!!!



Ben bir çocuğa bakmak için deli gibi çalışacağım...

Bu ülkeye hiç bir katkıları olmayan,

Bu güzel ülkemin, Türkiye'min vatandaşı olmak hakkını bir kenara iten,

Kendi kendilerine ırkçılık yapan,

Kürtler yan gelip yatacak...

30 tane palesi için devlet ona çocuk yardımı yapacak...

TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...!!!





Vergisiz kaçak petrol kullanacaklar...

Ben de vergi üstüne vergi vereceğim...

Ben bu kadar SSK primi ödeyeceğim...

Hastanelerden zar zor faydalanacağım...

Kürtler bir yeşil kartla 30 tane palesine baktıracak...

TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...!!!





Ben sesimi yükseltemezken...

Eylem yapamazken...

Düşüncemi ifade edemezken...

İşçi, memur yürüyüş yapıp hak arayamazken...

Kürt çıkıp bayrak yakacak...

Bölünme isteyecek...

Etrafı yakıp yıkacak...

Her şeyi Devletten bekleyecek,

Daha fazla demokrasi ve özgürlük isteyecek...

Gece 02:00'de İzmir’deki bir insan Diyarbakır’a gidemezken, Diyarbakır’lı her saat İzmir’e gelebiliyorsa,

hangisinin özgürlüğü kısıtlı.

Polisleri taşlayan bu itlere karşı, polislerin insan hakları diye eli bağlanacak...

TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...!!!





Elektrik, su ve doğalgaz borcunu geciktirsen hemen kesilen ve bir dünya faiz ödeyen biz...

Devlet arazisine bir gecede çöküp oraya ev yapmayan biz...

Zarzor, borçharç ev alıp birde bunun takır takır vergisini ödeyen biz...

Kürtlerin kullandığı kaçak elektrik parasını ödeyen biz...

Elektriğe, suya, gaza para vermeyip bedava arazide ev kurup oturan kürt...

TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...!!!





KÜRTLERE AYRIMCILIK YAPILIYOR DİYE YALAN KONUŞUYORSUNUZ...

TERÖRÜ BESLEMENİZE RAĞMEN, EN ÇOK YAYGARA YAPAN SİZSİNİZ...

MİLYONLARCA TEK KELİME TÜRKÇE BİLMEYEN KÜRTLER, NASIL ASİMİLE OLABİLİYOR...

TÜRKLER VATAN, NAMUS, DİN, DEVLET VE BAYRAK KITMETİ BİLİR ...

TÜRKİYE HUKUK DEVLETİDİR VE DÜŞÜNCESİNİ DE SİLAHLA DEĞİL, KONUŞARAK İFADE EDER...

TÜRKLER, DEVLETİNE VE YASALARA BAĞLILIĞINDAN ASLA TAVİZ VERMEZ...

TÜRKLER İŞSİZLİK VE KRİZLE BOĞUŞSADA, AÇ KALSADA KİMSEYE ÜLKESİNİ ŞİKAYET ETMEZ...

TÜRKLER ADALETİ KENDİ ÜLKESİNDE ARAR...

HER BORCUNU DEVLETE TIKIR TIKIR ÖDER...

VATANININ TEHLİKEDE OLDUĞUNU HİSSEDİP EYLEME GEÇER VE CANINI VERMEKTEN KAÇINMAZ...

AVRUPA'DA TÜRKİYE'Yİ YALAN SÖLEYEREK "BEN KÜRDÜM" DİYE ŞİKAYET EDERSİNİZ, AMA SUÇ

İŞLEYİP YAKALANDIĞINIZDA "BEN TÜRK'ÜM" DEME ÜÇKAĞITÇILIĞINI YAPARSINIZ...

TÜRKLÜĞÜ VE VATANINI SAVUNDUĞUNDA FAŞİST DAMGASI YİYEN SİZMİSİNİZ YOKSA BİZ TÜRKLER Mİ...???

BİZ Mİ BASKI GÖRÜYORUZ, SİZ Mİ...!!!

TÜRKİYE'DE KÜRT SORUNU YOK, SORUNLU VE BEYİN ÖZÜRLÜ İNSANLAR VAR...

KENDİ GÖZÜNDEKİ ÇÖPÜ GÖRMEYENLER, BAŞKASINA ŞAŞI DERLER...

BU SÖZ KÜRT FESADINI NE GÜZEL ANLATIYOR...

SONRADA BAŞBAKAN ÇIKIYOR AÇILIM İSTİYOR...

EVET İSTİYORUZ ...!!!

AMA...,

TÜRK AÇILIMI İSTİYORUZ...!!!



Demokrasiden bahsedip, teröre yol açmak ?

İnsan öldürüp, hak talep etmek?

Bu ne yaman çelişki...!!!

"ALINTI"dır ama her kelimesine katılıyorum... YS

10 Aralık 2009 Perşembe

Hayatın Ortağı Olmak!


Geçenlerde bir sunum gönderilmişti bana. Başlığı"Hayatın Ortağı Olmak" idi. İçeriği, günümüz "Ergen Dünyası"nın anlaşılamaması, bu ergen kültürün ebeveynleri ile olan ilişkileri ve hayata bakışlarındaki uçurumlardı.

Bu sunumu tüm yakın çevremle paylaştım, bence her ebeveynin şapkasını önüne alıp düşünmesini gerektirecek saptamalara sahipti.

Günümüz gençlerinin ortak sorunları nelerdir diye bakıldığında, hedef seçememe, geleceği planlayamama, sorumluluk alamama, zorluklara gelememe, çaba harcamak istememe vb. onlarca madde sıralanabilir. Peki neden böyleler sorusunun da tek bir cevabı var, "Çocuklarımızı hayatımızın değil refahımızın ortağı yapmamız."



Bu son cümle çok etkileyici ve düşündürücü geldi! Sırf çocuklarımızla sınırlandırılmaması gerektiği, dostluklar, ilişkiler, eş seçimi gibi hayatımızda bizi biz yapan bir çok değerinde de sorgulanması gerektiğini hissettirdi.



Neden eskisi gibi sağlam dostluklar yok? Neden evlilikler çok çabuk bitebilmekte? Neden bir zamanlar kankamız olan insanlar şimdi ebediyen ve hatırlanmamak üzere hayatımızdan çıkartılmış? Hepsinin özünde bence yukarıda değinilen sebep yatmakta...



Gerçek dostluklar, gerçek evlilikler, sadece iyi gün ilişkileri üzerine kurulmamalı... Eğer kuruluyorsa, temel betondan değil, kilden atılmış olmuyor mu?



Eşini tavlayana kadar tüm benliği ile varını yoğunu ayaklarının altına seren erkekler, onlara refah ve şatafat vaadi ile göz boyamaya yönelik çaba sarfedeceklerine, beraberce bazı şeylerin elde edilmesi gerekliliği üzerine inşa edemiyorlar mı ilişkilerini? Bence hayır...



Son yıllar global krizinde etkisi ile bir çok sektörde daralmaların, yoksullaşmaların baş gösterdiği dönemler... Hemen hemen hiç kimsenin eski saltanatı yok. Bakın bakalım evlilikler aynı tadları ile sürmekte mi? Keza dostluklarımız? Sadece refahımızda hayatımıza giren sahte dostlarımız, kötü günlerimizde neden yanımızda değil?



İşte bu sebeple, sadece çocuklarımızı değil, yaşam alanımızda olmasını istediğimiz herkesi, refahımızın değil hayatımızın ortağı yapmamız şart! Bence asıl amaç edinilmesi gereken bu!



Sevgiyle, gerçeklerle...

9 Aralık 2009 Çarşamba

Çarşamba Atatürkçü Düşünce Derneği'nden Başbakan'a!


Demokratik açılım adı altında etnik yapıya dayalı çözümler! Ülkemizi bir iç savaşa sürükler. Yaşanan olaylar da bunun kanıtıdır. Bu çıkmaz yoldan derhal vazgeçilmelidir.

Yedi yıldır uyguladığınız politikalar Türkiye’yi bu noktaya taşımıştır. Suçlayıcı bir tonla, ana muhalafet partisinin ve diğer partilerin Sivas’ın doğusuna gidemeyeceklerini söylüyorsunuz. Sizin bakımınızdan bu utanılacak bir durumdur. Ülkeyi bu hale siz getirdiniz.

Yargıya saldırıyorsunuz. İdarenin eylem ve işlemini yargılayan yüce Danıştay’a saldırıyorsunuz. Sizin hukuk devleti anlayışınız bu mudur?

Basını susturdunuz, satın aldınız, Cumhuriyeti savunan gazetecileri tutuklattınız. Şimdi de satın alınamayan ve sayıları gittikçe azalan birkaç namuslu köşe yazarlarına saldırıyorsunuz.

Bu tavırlarınız devam ettiği sürece ülke kurtarılmış bölgelere ayrılacaktır. Bazı siyasi partiler buralara giremeyebilir. Korkarım ki siz ülkeye giremeyeceksiniz.

Saygıyla duyurulur.

8 Aralık 2009 Salı

Terörü Kınıyorum....

Bu sabah güne hem 17 yaşındaki Serap'ın metrobüste molotof kokteyli ile yanması sonucu hayatını kaybetmesi, hem de Tokat/Reşadiye'de 7 askerimizin pusuya düşürülerek şehit edilmesi haberleri ile başladım:(

Son aylarda varsa yoksa "Açılım" diye tutturan siyasi iktidarımız, acaba bu hainlerin gerçek yüzünü göremiyorlar mı? Neyin açılımından bahsedilmekte? Bu kürtler bu ülkeye ne vermişler? Azınlık olmuş, ezilmişler de bir yere gelememişler mi? Gündemden inmeyen renkli magazinden tut, siyasete kadar her alanda hayatımızın tüm nimetlerinden bunlar faydalanmıyor mu? Bu ülkede azınlık sorunu mu var? Lazlar, çerkezler, aleviler, ermeniler, ben saf türküm diyenlerden daha alt sınıf insanlar mı?

Bırakalım açılımı maçılımı, PKK bir terör örgütüdür, bunun siyasal destekçisi DTP'dir. Ve biz öyle demokratik bir ülkeyiz ki, mecliste bunları besliyoruz. Sorsunlar DTP'liler açılım, barış, huzur, kardeşlik vb. terimleri özümsüyorlar mı cidden?

Uyu ülkem uyu, mışıl mışıl uyu... Yatakta ölü bulunman yakındır:(